Op. Dr. Necat Kaplan https://drnecatkaplan.com Şeker Hastalığının Cerrahi Tedavisi Thu, 02 Jul 2026 08:35:21 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0.3 https://drnecatkaplan.com/wp-content/uploads/2019/09/favicon-necat-kaplan-05-50x50.png Op. Dr. Necat Kaplan https://drnecatkaplan.com 32 32 Mide Küçültme Ameliyatı Sonrası Beslenme https://drnecatkaplan.com/mide-kucultme-ameliyati-sonrasi-beslenme/ https://drnecatkaplan.com/mide-kucultme-ameliyati-sonrasi-beslenme/#respond Wed, 22 Dec 2021 08:57:35 +0000 https://drnecatkaplan.com/?p=10251 The post Mide Küçültme Ameliyatı Sonrası Beslenme first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>

Mide Küçültme Ameliyatı Sonrası Beslenme

Tüp mide ameliyatının daha başarılı sonuçlar vermesi için ameliyat sonrası yeni beslenme şekline adapte olunmalıdır. Kişilerin protein, vitamin eksiklikleri yaşamamaları ve tekrar kilo almamaları için diyet önerilerine uymaları gerekir.

Ameliyat sonrası üç temel aşama vardır:

1. Aşama (sıvı diyet)

Mide Küçültme Ameliyatı Sonrası BeslenmeMide küçültme ameliyatı sonrası ilk iki hafta sıvı gıdalar ile beslenilir. Kas kaybının önlenmesi için protein alımı önemlidir. Bu nedenle erken dönemde protein takviyesine başlanmalıdır.

İlk iki hafta tüketilebilecek besinler;

  1. Günde en az 1,5-2 lt su,
  2. Gazlı, alkollü olmayan şekersiz içecekler,
  3. Çok sık olmayacak şekilde elma, üzüm suyu sulandırılarak,
  4. Et suyu (içerisine 1-2 damla limon sıkılabilir)
  5. Tavuk suyu  (içerisine 1-2 damla limon sıkılabilir)
  6. Sebze suyu sulandırılarak,
  7. Yağsız ve laktozsuz süt, kefir, ayran, proteinli süt,
  8. Tüm içecekler yudum yudum içilmeli ve doygunluk hissi başladığında bırakılmalıdır.

2. Aşama (Sulu yumuşak diyet)

Mide Küçültme Ameliyatı Sonrası BeslenmeMide küçültme ameliyatı sonrası ilk iki haftalık sıvı diyetinden sonra yiyecekleri yumuşak ezilmiş halde tüketebilirsiniz. Besin seçiminde protein öncelikli olduğu için yiyecekler, tercihen et ve tavuk suyu ile püre kıvamına getirilmelidir.

İlk iki haftaya ek olarak tüketilebilecek besinler;

  1. Sıvılar ve  püreler beraber tüketilmemeli, en az 30 dk. ara verilmelidir.
  2. Günde en az 1,5-2 lt su,
  3. Rafadan yumurta,
  4. Yağsız peynir, lor, yoğurt,
  5. Meyve püresi,
  6. Sebze püresi,
  7. Tavuk püresi,
  8. Balık püresi

3. Aşama (Katı gıdalara geçiş)

Mide Küçültme Ameliyatı Sonrası BeslenmeMide küçültme ameliyatı sonrası 5. haftadan sonra protein açısından zengin, kalori açısında düşük besinlere adım adım geçilebilir. Besinler çok çiğnenerek yavaşça tüketilmelidir.

İlk 4 haftaya ek olarak tüketilebilecek besinler;

  1. Günde en az 1,5-2 lt. su,
  2. Haşlanmış yumurta, yağsız menemen veya omlet,
  3. Yağsız peynir, lor, yoğurt,
  4. Meyve,
  5. Kıymalı, tavuklu sebze yemekleri (gaz yapan sebzeler olmamalıdır)
  6. Yağsız pişirme yöntemleri olacak şekilde köfte, balık, tavuk yemekleri tercih edilebilir.

Tüm bunlara ek olarak yasaklı yiyecekler ise şunlardır;

  1. Gazlı ve alkollü içecekler,
  2. Şekerli tüm içecekler,
  3. Tam yağlı süt, ayran, kefir,
  4. Kafeinli içecekler,
  5. Ekmek, makarna, pilav, bulgur gibi karbonhidratlar,
  6. Kızartmalar,
  7. Kuru baklagil,
  8. Kuruyemiş,
  9. Kahve

Tüm bu aşamalarda uzman doktorunuzun verdiği prosedürlere uymak gerekir. Aksi takdirde ciddi problemler yaşanabilir.

The post Mide Küçültme Ameliyatı Sonrası Beslenme first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>
https://drnecatkaplan.com/mide-kucultme-ameliyati-sonrasi-beslenme/feed/ 0
Şeker Hastalığının Tedavisi https://drnecatkaplan.com/seker-hastaliginin-tedavisi/ https://drnecatkaplan.com/seker-hastaliginin-tedavisi/#respond Fri, 17 Dec 2021 07:40:37 +0000 https://drnecatkaplan.com/?p=10243 The post Şeker Hastalığının Tedavisi first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>

Şeker Hastalığının  Tedavisi

Günümüzde yemek alışkanlıklarının değişmesi ile, en sık karşılaşılan hastalıklardan bir tanesi şeker hastalığı yani diyabettir. Pankreasın yeterli düzeyde insülin üretmemesi ve üretilen insülinin vücut tarafından yeterli düzeyde kullanılamamasından kaynaklanan yüksek kan şekeri hastalığıdır.

Şeker Hastalığının Tedavisi

Şeker hastalığının Tip 1 diyabet ve Tip 2 diyabet olarak iki türü vardır. Bu hastalıklarda farklı tedavilere ihtiyaç duyulur.

  1. Tip 1 diyabet, olarak adlandırdığımız kişinin vücudunda hiç insülin salgılanmaması durumudur. Tip 1 diyabet tedavisi, insülin şırınga, insülin pompası yada insülin kalemleri ile vücuda enjekte edilmesi en temel tedavi yöntemidir. Yani metabolik cerrahi  yöntemi Tip 1 diyabet tedavisinde kullanılmamaktadır.
  2. Tip 2 diyabet, ise vücutta insülin azdır, yada yeterli miktarda olsa bile vücuttaki dokularda insülin direnci oluşur. Bu (tip 2 diyabet) şeker hastalığının tedavisi için  tek kalıcı yöntem, metabolik cerrahi dediğimiz ameliyattır.

 

Tip 2 Diyabet ve Tedavisi
Şeker Hastalığının Tedavisi

Erken teşhisin çok önemli olduğu bir hastalıktır. Fark edilemeyen ve geç kalınan Tip 2 Diyabet, ciddi sonuçlar doğurabilir. Kontrol altına alınamayan diyabet zorunlu diyalize bile neden olabilir. Bu nedenle vücutta kan şekeri seviyesinin normal değerde tutulması önemlidir.

Bu hastalık bazı durumlarda belirti göstermeyebilir. Kişinin yaşamsal faktörleri ve beslenme düzeni ile alakalı olarak farklılıklar oluşur. Ama en genel belirtiler olarak, aşırı su ve yemek tüketimi, halsizlik, yorulma, ağız kuruluğu, sık idrara çıkma, el ve ayaklarda uyuşma söylenebilir.

Şeker hastalığının tedavisi, uzmanlar tarafından verilen ve uygulanan yöntemlerle mümkündür. Tedavide genel olarak ilaçlar, diyet ve egzersiz kullanılmaktadır. Ancak çeşitli durumlarda ilaç tedavisi yeterli olmaz. Bunun sonucunda kişi felç, kalp ve damar hastalıkları, böbrek ve görme kaybı yaşayabilir. İlaç ve diğer tedavi yöntemleri hastalığı kontrol altında tutabilir fakat kesin tedavisi mümkün görülmez.

Tip 2 diyabet ameliyatı (metabolik cerrahi) hastalığın ortadan kaldırılmasında büyük rol oynar ve genelde başarı ile sonuçlanmaktadır.

Ameliyat genellikle kapalı olarak gerçekleştirilir. Karın bölgesine açılan kesilerden, laparoskopik cerrahi yöntem ile mide belli bir oranda kesilir. (Diğer çeşitli ameliyatlarda ince bağırsaklara da işlem yapılmaktadır). Bu yöntemler sayesinde kişinin iştahı azaltılıp, gıda alımında kısıtlamalar meydana getirilir.

The post Şeker Hastalığının Tedavisi first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>
https://drnecatkaplan.com/seker-hastaliginin-tedavisi/feed/ 0
Tip 1 ve Tip 2 Diyabet Neden Olur? https://drnecatkaplan.com/tip-1-ve-tip-2-diyabet-neden-olur/ https://drnecatkaplan.com/tip-1-ve-tip-2-diyabet-neden-olur/#respond Fri, 26 Nov 2021 11:54:29 +0000 https://drnecatkaplan.com/?p=10223 The post Tip 1 ve Tip 2 Diyabet Neden Olur? first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>

Diyabet Neden Olur?

Tip 1 ve Tip 2 Diyabet Neden Olur?Ülkemizde ve dünyada sıkça rastlanan diyabet, halk arasında şeker hastalığı olarak bilinir. Yaşam süresi ve iş gücünü olumsuz etkilemesi ve istatiksel olarak çok hızlı artış göstermesinden dolayı, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 2006 yılında küresel bir hastalık olarak kabul edilmiştir.

Birçok araştırmacı “diyabet neden olur?” sorusuna genetik ve çevresel faktörlerin rol oynadığını söylemektedir.

Günümüzde gittikçe fazla insanı etkileyen bu hastalığı sağlıksız ve hareketsiz bir yaşam tetiklemektedir. Diyabet, kanda dolaşan glikozun (şekerin) yüksekliği ile oluşan bir metabolizma hastalığıdır. Vücudumuzdaki tüm hücrelerin enerji kaynağı glikozdur. Yiyeceklerden alınan karbonhidrat, yağ ve proteinler, bağırsaklarda glikoz, yağ asiti, aminoasitler gibi yapı taşlarına ayrıştırılarak dolaşım sistemine geçer. Glikozun enerji kaynağı olarak kullanılabilmesi için dolaşım sisteminden hücre içine girmesi gerekir. Pankreastan kan dolaşımına salgılanan insülin hormonu, glikozun kandan hücre içerisine girmesini sağlar. Pankreastan insülin salgılanmadığında, glikozun hücre içine girişi bozulur, kandaki glikoz düzeyi artar ve şeker hastalığı (diyabet) gelişir.

Şeker hastalığının Tip 1 diyabet ve Tip 2 diyabet olarak iki türü vardır. Bu hastalıklarda farklı tedavilere ihtiyaç duyulur.

Tip 1 Diyabet Neden Olur?

Tip 1 ve Tip 2 Diyabet Neden Olur?Tip1 diyabet, daha çok 30 yaş altı bireylerde görülür ve yaşam tarzıyla bir ilgisi yoktur. Doğuştan itibaren olan insülin problemleri, tip1 diyabet hastalığı olarak incelenmektedir.

Yüksek oranda genetik faktörler rol oynar. Bununla birlikte viral enfeksiyon gibi bir neden, pankreasın beta hücrelerini düşman olarak tanır ve saldırı oluşturur. Bir süre sonra pankreas insülin üretemez hale gelir. Yani diyabetin ortaya çıkmasında en önemli problem pankreastır.

Tip 1 diyabet gelişme riski daha fazla olan kişiler;

  1. Birinci derece yakın akrabalarda tip 1 diyabet olanlar,
  2. Tip 2 diyabetli yakını olanlar,
  3. Gebelikte diyabetin çıkmasıdır.

Tip 2 Diyabet Neden Olur?

Tip 2 diyabet ise daha yaygındır ve büyük oranda yaşam tarzıyla alakalıdır. Öte yandan ailede tip 2 diyabeti olan biri varsa yakalanma olasılığı yüksektir. Vücutta insülinin etkin olarak kullanılmadığı durumlarda meydana gelir.

Herkeste diyabet teşhis edilebilir. Ancak daha riskli kişileri şöyle sıralayabiliriz;

  1. Ailede diyabet öyküsünün bulunması,
  2. Aşırı kilo,
  3. Hareketsiz yaşam,
  4. Stres,
  5. İlerleyen yaş,
  6. Hamilelik sürecinde hamilelik şekeri,
  7. Normalden daha kilolu bebek dünyaya getirmek.

The post Tip 1 ve Tip 2 Diyabet Neden Olur? first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>
https://drnecatkaplan.com/tip-1-ve-tip-2-diyabet-neden-olur/feed/ 0
Mide Küçültme Ameliyatı Nedir? https://drnecatkaplan.com/mide-kucultme-ameliyati-nedir/ https://drnecatkaplan.com/mide-kucultme-ameliyati-nedir/#respond Thu, 18 Nov 2021 13:13:17 +0000 https://drnecatkaplan.com/?p=10213 The post Mide Küçültme Ameliyatı Nedir? first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>

Mide Küçültme Ameliyatı Nedir?

Dünya genelinde en çok uygulanan cerrahi işlemlerden biri mide küçültme ameliyatıdır ve tüp mide ameliyatı olarakta bilinir. Bu işlem kapalı ameliyat yöntemiyle midenin %80 gibi bir kısmının kesilip çıkarılmasıdır. Ameliyatla alınan bu kısım açlık hormonunun salgılandığı bölgedir. Yani mide küçültme ameliyatı ile hem mide hacmi küçülür hem de açlık hissi azalır. Mide küçültme yöntemlerinde tedavi biçimi hastanın genel sağlık durumuna, obezite derecesine ve tercihine göre belirlenir. Obezite cerrahisinde tedavi uygulamaları;

Mide Küçültme Ameliyatı Nedir?

  1. Gastrik Bypass ameliyatı,
  2. Tüp mide ameliyatı,
  3. Mide Balonu,
  4. Mide Botoksu,
  5. Mide Kelepçesi şeklindedir.

Mide küçültme ameliyatı, kilo sorunu olan herkese uygulanamaz. Bunun için bazı kriterler vardır. Öncelikle bu sorunu yaşayan kişilerin ameliyatı düşünmeden önce diyet ve egzersiz gibi yöntemleri denemesi gerekir. Ayrıca operasyon olacak kişinin, 18-80 yaş aralığında, Vücut Kitle İndeksinin de 40’ın üzerinde olması beklenir. 35-40 arasında ise obeziteye bağlı yüksek tansiyon, diyabet gibi ek bir hastalığı olmalıdır. Özellikle 40’ın altında olanlar için ameliyatsız yöntemler önerilir.

Mide Küçültme Ameliyatı Öncesi ve Sonrası

Her cerrahi işlem öncesinde olduğu gibi tüp mide (mide küçültme) ameliyatı öncesinde de yapılması gereken bazı hazırlıklar vardır. Bu operasyon türüne göre değişiklik gösterebilir. Bu aşamaları şu şekilde sıralayabiliriz;

Mide Küçültme Ameliyatı Nedir?

  1. İlk olarak anestezi uzmanı değerlendirme yapar,
  2. Dahiliye, Göğüs hastalıkları, Kardiyoloji gibi birimler muayene eder,
  3. Kapsamlı bir kan tahlili istenir,
  4. Yapılacak olan operasyona göre yemek borusu, mide ve bağırsak durumu incelenir,
  5. Bunlarla birlikte hastanın kullanmış olduğu bazı ilaçları bırakması söylenebilir (kan sulandırıcılar gibi),
  6. Mide küçültme ameliyatı öncesi hekimin önerdiği beslenme programına uyulur.

Ameliyat sonrasında ise, hastanın genel sağlık durumu kontrol edilir. İyileşme süreci beklenildiği gibi ise 1-5 gün içinde taburcu olur. Diyetisyenin verdiği beslenme programına uyulması istenir.

Mide Küçültme Ameliyatı Avantajları ve Dezavantajları

Her operasyonda olduğu gibi mide küçültme ameliyatının da avantajları ve dezavantajları vardır. Avantajı olarak, uzun vadede kalıcı kilo kaybı, hormonların normale dönmesi, tokluk hissinin uzaması, bağırsak, mide sisteminin düzene girmesi ve bunlarla birlikte sağlıklı bir yaşama kavuşmaktır.

Ameliyat sırasında yaşanabilecek dezavantajlar ise, anesteziye bağlı reaksiyonlar, solunum sıkıntısı, enfeksiyon, kanama, kan pıhtılaşması diyebiliriz. Operasyon sonrasında ise kilo vermeye bağlı çatlaklar, sarkmalar, bağırsak tıkanıklığı görülebilir.

Ayrıca işlem sonrası geçmeyen hıçkırık, kızarıklık veya şişlik olursa vakit kaybetmeden hekimine başvurması önerilir.

The post Mide Küçültme Ameliyatı Nedir? first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>
https://drnecatkaplan.com/mide-kucultme-ameliyati-nedir/feed/ 0
Şeker Hastalığı Ameliyatı Nasıl Yapılır? https://drnecatkaplan.com/seker-hastaligi-ameliyati-nasil-yapilir/ https://drnecatkaplan.com/seker-hastaligi-ameliyati-nasil-yapilir/#respond Thu, 30 Sep 2021 07:43:45 +0000 https://drnecatkaplan.com/?p=10187 Şeker Hastalığı Ameliyatı Nasıl Yapılır? Diyabet hastalığı olarak bilinen şeker hastalığı günümüzde oldukça yaygın bir hastalıktır. Genetik ve çevresel faktörlerin neden olduğu bu hastalık türü tedavisinde oldukça etkili yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemler arasında kalıcı sonuç veren çözümlerden biri cerrahi uygulamadır. Diyabet hastalarının sıkça sorduğu sorulardan bir tanesi de şeker hastalığı ameliyatı nasıl yapılır? Sorusudur. Bu

The post Şeker Hastalığı Ameliyatı Nasıl Yapılır? first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>
Şeker Hastalığı Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Diyabet hastalığı olarak bilinen şeker hastalığı günümüzde oldukça yaygın bir hastalıktır. Genetik ve çevresel faktörlerin neden olduğu bu hastalık türü tedavisinde oldukça etkili yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemler arasında kalıcı sonuç veren çözümlerden biri cerrahi uygulamadır. Diyabet hastalarının sıkça sorduğu sorulardan bir tanesi de şeker hastalığı ameliyatı nasıl yapılır? Sorusudur.

Bu hastalığın tedavisinde erken teşhis önemli faktörlerden birisidir. Erken müdahale edildiği zaman olumsu sonuçlar vermesi mümkündür. Bu durum spor ve diyet programları ile desteklenebilmektedir. Gerekli koşullar yerine getirildiği taktirde hastalığın ilerlemesinin önü kesilebilmektedir.

Gerekli koşulları karşılamış olmasına rağmen hastalarda iyileşme durumu gelişmeyebilir. Hastalığın ilerlemesini durdurmak açısından çeşitli ilaç tedavileri kullanılmaktadır. İnsülin tedavisi gibi işlemler uygulanabilir. Bu işlemler insülin kalemleri ve insülin pompası aracılığı ile vücuda insülin takviyesi yapılmasıdır.

Belirli zaman sonrasında hastalar bu tedavi yöntemlerine yeterli şekilde cevap veremeyebilir. Bu aşamada cerrahi işlemler devreye girmektedir. Bariatrik cerrahi işlemi diyabet hastalarında köklü değişikliklere yol açmaktadır.

Şeker Hastalığı Ameliyatı Nedir?

Bu ameliyatın gerçekleşmesi için hastanın daha öncesinde diyet ve egzersiz gibi tedavi yöntemlerini denemiş olması gerekmektedir. Bu yollara başvurup başarılı olamayan hastaların şeker hastalığı ameliyatı olabilmeleri mümkündür. Şeker hastalığı ameliyatı ve obezite ameliyatları birbirlerine yakın türlerdeki ameliyatlardır. Bu ameliyatın gerçekleşmesi için emilimin bozulması ve mideye giren besin miktarının kısıtlanmış olması gerekmektedir.

Şeker hastalığı ameliyatlarında mide küçültme işlemi yapılmaktadır. Ortalama olarak midenin %60’lık kadar kısmı çıkartılır. Kısıtlanan mide yapısı artık eskisi kadar açlık hissi yaratamayacaktır. Bu durumda mide hacmi küçüleceği için fiziki açıdan belirli besinlerin tutulması sağlanacaktır. Buda hastada az besin ile tokluk hissi yaratılmasına öncülük eder.

Diyabet ameliyatlarında mide sonrasında bağırsaklara da işlem uygulanmaktadır. Bu işlem sayesinde emilim durmunun hızlandırılması sağlanmaktadır. Bağırsaklarda yapılan işlem değişmektedir. İnterpozisyon olarak bilinen işlemde alt, üst bağırsak bölümleri değiştirilir. Transit bipartisyon yönteminde ise ikincil bir bağırsak yolu açılır. En çok tercih edilen yöntem ise bipartisyon olarak kabul edilmektedir.

Şeker Hastalığı Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Şeker Hastalığı Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Şeker hastalığı ameliyatında çeşitli yöntemler uygulanabilmektedir. Diyabet durumu fazla kilolar sebebi ile oluşmuş ise metabolik cerrahi yöntemi uygulanabilmektedir. Bu yöntemin işe yaramaması halinde bağırsaklara da işlem uygulanabilmektedir. Gerekli durumlarda bağırsaklara da işlem yapılabilmektedir.

Şeker Hastalığı Ameliyatı Kimlere Uygulanır?

Diyabet hastalarının ameliyat olabilmeleri için çeşitli faktörlerin oluşmuş olması gerekmektedir. Bu sebeplerden ilki hastanın daha öncesinden gerekli diyet ve egzersiz programlarını denemiş ve başarısız olmuş olmasıdır. Kişinin ameliyat olabilmesi için pankreastan insülin salgılanması gerekmektedir. Vücut kitle indeksi ise 25 ve 35 arası olmalıdır. Ameliyat işlemi genel anestezi altında gerçekleşeceği için kişilerin anestezi açısından bir sorun ile karşılaşmayacak olması gerekmektedir. Bunların dışında bir kan değerleri ve karaciğer yağlanma durumu gibi unsurlar göz önünde bulundurulmaktadır. Hasta ameliyat öncesinde çeşitli testlere tabi tutulabilmektedir.

Ameliyat işlemi sadece tip 2 diyabet ameliyatında gerçekleşir. Tip 1 diyabet hastaları olan kişilerde bu işlem uygulanmamaktadır. Tip 1 diyabet hastalarında insülin üretim durumu yaşanmadığı için bu ameliyat gerçekleştirilememektedir.

The post Şeker Hastalığı Ameliyatı Nasıl Yapılır? first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>
https://drnecatkaplan.com/seker-hastaligi-ameliyati-nasil-yapilir/feed/ 0
Kan Şekeri Nasıl Düşürülür? https://drnecatkaplan.com/kan-sekeri-nasil-dusurulur/ https://drnecatkaplan.com/kan-sekeri-nasil-dusurulur/#respond Wed, 29 Sep 2021 12:13:08 +0000 https://drnecatkaplan.com/?p=10080 Kan Şekeri Nasıl Düşürülür? Şeker hastalığı çağımızın en yaygın hastalıklarından biridir. Kişilerin yaşamını olumsuz etkileyen bu hastalık ciddiye alınmadığı takdirde olumsuz etkiler doğurabilir. Kan şekeri nasıl düşürülür sorusu şeker hastaları ve yakın çevresi tarafından araştırılması gereken bir sorudur. Kan şekeri düşmesi sonucunda önlem alınmazsa ciddi sonuçlar meydana gelebilir. Bu sonuçlar arasında kişilerde böbrek ve kalp

The post Kan Şekeri Nasıl Düşürülür? first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>
Kan Şekeri Nasıl Düşürülür?

Şeker hastalığı çağımızın en yaygın hastalıklarından biridir. Kişilerin yaşamını olumsuz etkileyen bu hastalık ciddiye alınmadığı takdirde olumsuz etkiler doğurabilir. Kan şekeri nasıl düşürülür sorusu şeker hastaları ve yakın çevresi tarafından araştırılması gereken bir sorudur. Kan şekeri düşmesi sonucunda önlem alınmazsa ciddi sonuçlar meydana gelebilir. Bu sonuçlar arasında kişilerde böbrek ve kalp rahatsızlıkları görülebilmektedir. Ayrıca çeşitli göz ve ayak problemlerine yol açabilmesi ile popüler hale gelmiş bir hastalık türüdür.

Şeker Hastalığı Nedir?

Diyabet hastalığı görüldüğünde insülin hormonu eksikliği oluşması durumunda veya gerekli dokular tarafından kullanılamadığı durumlarda hücre içerisine aktarım yapılamaz. Bu durum kan şekeri oranının birikmesine yani hiperglisemi hastalığı durumuna yol açabilir. Kan şekeri yükselmesi sonucu meydana gelen bu hastalık diyabet diyeti ve çeşitli ilaçlar ile önlenebilir. Eğer kontrol altına alınırsa oluşabilecek komplikasyonlardan kurtulmuş olursunuz.

Diyabet hastalığında sağlıklı beslenme unsuru çok önemlidir. Sağlıklı beslenme ve egzersiz programlarını yerine getiren hastaların şeker hastalığından kurtulmaları mümkündür. Karbonhidrat ve fazla yağlı besinlerin kontrollü olarak tüketilmesi hastalığınızın gerilemesinde fayda sağlayacaktır. Kan şekeri seviyenizin yükselmesi çeşitli damarlarda patlaklar meydana gelmesini sağlayabilir. Gözler ve böbreklerde hasarlara neden olabilir.

Kan şekeri oranının düzenli olarak kontrol edilmesi gerekmektedir. Açlık ve tokluk oranları önem taşımaktadır. Tokluk kan şekeri oranının ölçümlenebilmesi için 8 saat boyunca besin alınmamış olması gerekmektedir.

Kan Şekeri Düşürme Yöntemleri

Şeker seviyesinin olması gereken seviyenin üzerinde olmasına hiperglisemi adı verilmektedir. Bu hastalığın belirtileri arasında sık idrar durumu, gözlerde bulanık görme, ağız kuruluğu, fazlaca yemek ve su tüketimi gibi semptomlar görülebilir. Bu durumda sağlıklı beslenme faktörü çok önemlidir. İhtiyaç halinde insülin kullanımı önerilebilmektedir. İnsülin oranları doktor tarafından ayarlanmaktadır.

Hipoglisemi ise şeker düşmesi olarak adlandırılmaktadır. Bu durum oldukça tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Çeşitli beyin ve kalp hasarlarına neden olan bu hastalık durumunda acil müdahale edilmesi gerekebilir. İlk seviyelerde kişisel müdahaleler ile şeker seviyesini normal seviyeye getirebilmek mümkündür. Kötü hissedilmesi durumunda dışarıdan profesyonel müdahale gerekebilmektedir.

Vücudun enerji kaynağı olan karbonhidratlar kan şekerinde etkili rol oynamaktadır. Bu besinlerin fazla tüketilmesi kişilerde çeşitli zararlara neden olabilmektedir. Beyaz ekmek yerine tahıl içerikli ekmekler tercih edilebilir. Makarna ve pirinç karbonhidratlar bakımından yoğun besinlerdir. Lif değerleri yüksek besinler tüketmeniz sağlığınız açısından olumlu sonuçlar doğuracaktır. Taze fasulye gibi bakliyatlar lif açısından zengin besinler arasındadır.

Egzersizler kan şekeri dengelenmesinde faydalı sonuçlar doğurmaktadır. Vücuttaki enerji seviyesinin artması sebebi ile kanda briken glukoz kullanılmaya başlayacaktır. Egzersiz durumu kan şekeri düzeyinizi düşürmede katkı sağlayacaktır. Bu egzersiz durumunu gerçekleştirirken ağır egzersizlerden kaçınmalı ve kademeli olarak devam etmelisiniz.

Bol su tüketimi de kan şekeri oranınızın düzenlenmesinde katkı sağlayacaktır. Bu aşamadaki hastaların su tüketimi kritik bir önem taşır. İdrar çıkışı konusunda vücuda destek sağlayacağı için hiperglisemi riskini de en aza indirmiş olacaktır.

Diyabet hastaları için fazla kilolar oldukça sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Fazla kilolara sahip olan çoğu diyabet hastası kilo verebilmesi durumunda bu hastalığın gerilemesi ile sonuçlandığı görülmektedir. Diyabetin baş düşmanı olan fazla kilolardan kurtulmak karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları yaşanmasının önüne geçer. Gerekli egzersiz ve diyet programları ile kilo vermek kişisel sağlığınız açısından önemli noktalardandır.

Kan Şekeri Nasıl Düşürülür?

Kan Şekeri Düşürmek İçin Alınan Besinler

Omega 3 bakımından zengin olan balık türleri kan şekeri düşürülmesinde faydalı besinlerdendir. Uskumru, somon gibi türler sağlık açısından faydalıdır. Fakat pişirme türü olarak kızartma tercih edilmemelidir.

Sebze ağırlıklı besinler tüketmeniz kan şekeri oranınızı dengede tutmanızı sağlayabilir. Lif bakımından zengin olan bu sebzeler tokluk hissinizin uzun süre stabil kalmasını sağlayacaktır. Ayrıca yoğurt, tarçın, yaban mersini gibi ürünlerin de tüketilmesi önerilmektedir.

The post Kan Şekeri Nasıl Düşürülür? first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>
https://drnecatkaplan.com/kan-sekeri-nasil-dusurulur/feed/ 0
Diyabetik Ayak Nedir? Nasıl Tedavi Edilir? https://drnecatkaplan.com/diyabetik-ayak-nedir/ https://drnecatkaplan.com/diyabetik-ayak-nedir/#respond Wed, 29 Sep 2021 11:06:48 +0000 https://drnecatkaplan.com/?p=10076 Diyabetik Ayak Nedir? Nasıl Tedavi Edilir? Diyabetik Ayak Nedir? Diyabet hastalığı görülen kişilerde ayakta geçmeyen yaraların oluşması durumu gözlemlenmektedir. Bu durumlar sonucunda kişilerde enfeksiyon ve ülser gibi durumların oluşma olasılığı bulunmaktadır. Diyabet hastalarının ayak bakımlarını dikkatli ve özenli yapmaları gerekmektedir. Gerekli önlemler alınmazsa hastanın ayak ve bacak kaybına uğraması gibi sonuçlar meydana gelebilmektedir. Diyabetik ayak

The post Diyabetik Ayak Nedir? Nasıl Tedavi Edilir? first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>
Diyabetik Ayak Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Diyabetik Ayak Nedir?

Diyabet hastalığı görülen kişilerde ayakta geçmeyen yaraların oluşması durumu gözlemlenmektedir. Bu durumlar sonucunda kişilerde enfeksiyon ve ülser gibi durumların oluşma olasılığı bulunmaktadır. Diyabet hastalarının ayak bakımlarını dikkatli ve özenli yapmaları gerekmektedir. Gerekli önlemler alınmazsa hastanın ayak ve bacak kaybına uğraması gibi sonuçlar meydana gelebilmektedir.

Diyabetik ayak kan şekeri hastalığının kontrol altına alınamadığı durumlarda meydana gelmektedir. Bu hastalık aynı zamanda damarlarda şişme  ve enflasyonlara sebep olabilir. Çeşitli damar hasarları sonucu ayaklarda yaralar oluşmaya başlayabilir.

Kişilerde doğal yollar ile oluşan basit ayak yaraların sonucunda bu yaralar iyileşme durumu gösteremeyebilir. Bu yaralar sonucunda ayak ülseri durumu görünebilmektedir. Diyabet hastalarında ayaklarda şişime, yanma, terleme ve kuruluk gibi durumlar görülebilir. Bu gibi durumlarda çeşitli ayak enfeksiyonları oluşmaması adına önlem alınması gerekmektedir.

Diyabetik Ayak Belirtileri Nelerdir?

Düzensiz kan şerkeri ayaklardaki kılcal damarlara çeşitli zararlar verebilmektedir. İlk başlarda belirti göstermez fakat ilerleyen süreçlerde ciddi bir hastalık durumunu meydana getirir. Damarların tıkanması sonucu yürüme güçlükleri yaşanabilir. Yürüyüş sırasında yaşanan bu ağrılar zamanla daha yoğun ayak ağrısına dönüşebilmektedir.

Gerekli ayak bakımları yapılması gerekmektedir. Ayak bakımları uzman tarafından hastalara önerilir. Uyulmadığı durumlarda ayakta ufak bir yara sonucu diyabetik enfeksiyon başlayabilir. Bu durumların yaşanmaması adına hastaların tüm uzman uyarılarını dikkate almaları gerekmektedir.

Diyabetik Ayak Bakımları Nasıl Yapılır

Diyabet hastalarında ayak bakımları oldukça büyük önem taşımaktadır. Ayak bakımlarını ve diyabet ile ilgili detaylı kontrolleri yapan bir kişi ilerde oluşabilecek yan hastalıkları riskini ortadan kaldırabilir. En sık görülen etkiler ise ayak kuruluklarıdır. Kuruyan ayaklar sonucunda çatlaklar meydana gelebilir. Bu çatlakların zamanla yaraya dönüşmesi sonucunda diyabetik ayak enfeksiyonu başlamış olur.

Ayakkabılar diyabetik ayak bakımında önemli bir unsurdur. Dikişsiz ve pamuklu çoraplar tercih etmek gerekebilir. Ayaklarınızı tahriş etmeyen deterjanlar ile temizlenmeli ve günlük olarak değiştirilmelidir. Parmak arası terlikler ve sivri topuklu ayakkabılar giyilmemesi gerekmektedir. Deri ve yumuşak bez ayakkabılar giyilebilir. Ayakkabı tercih ederken büyük veya küçük ayakkabılar giyilmemesi gerekmektedir.

Ayakta yaraların oluşmasını önlemek için günlük ılık su ve sabunla yıkanılması gerekmektedir. Ayakların ıslak kalmaması gerekmektedir. Kuru bir ayakta yaraların oluşması kolaydır. Bu yüzden çeşitli nemlendirici kremler uygulanabilmektedir. Bu kremleri kullanırken parmak araları dışına sürülmesi gerekmektedir. Parmak aralarının nemli kalması mantar oluşma riskini arttırmaktadır. Ayrıca tırnak batması gibi durumlara sebebiyet vermemek için düzenli olarak tırnak bakımı yapılmalı ve kenarları kesilmelidir.

Diyabetik Ayak Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Diyabetik Ayak Tedavisi Nasıl Yapılmaktadır?

Diyabetik ayak hastalığı ilerlemesi sonucunda ayak kesilmesi yaşanabilir. Bu durum ülser ve bazı yaraların ayak kısmını kangrene dönüştürmesiyle meydana gelir. Enfekte olan bölgenin kesilmesine ampütasyon adı verilmektedir. Genel olarak ampütasyon durumu görülmüş ise öykünün altında bir yara ve enfeksiyon unsuru görülmektedir. Bu sebeple şeker hastalarının ayakta oluşabilecek en ufak yaraları bile tedavi altında tutmaları ve özenli bakmaları gerekmektedir.

Diyabet hastalarında yaraların geç iyileşmekte olduğu bilinmektedir. Bu duruma bağlı olarak sinir ve kan damarları zarar görmüş olabilir. Bu sebepten ötürü yaraların iyileşmesi zaman almaktadır. Tedavi aşamasında ilk olarak ölü dokular yaradan temizlenir. Ölü dokuların temizlenmesi çoğu zaman cerrahi bir işlem olmuş olsa bile çeşitli ilaçlar vasıtası ile bu derilerden kurtulmak mümkündür. Bu işlem ile birlikte yaraların iyileşmesi için yeni hücrelere yer açılır.

Gözlem altında tutulan yaraların iyileşmesi zaman alabilir. Bazı yaraların kapanmaması gibi durumlardan vücudun başka noktalarından dokular alarak yaraların kapanması sağlanabilir. Ayrıca bu tedavi aşamalarında kök hücre tedavileri sık sık gerçekleştirilmektedir.

Diyabetik ayak tedavisinde bakım ve temizlik çok önemlidir. Oluşacak ufak yaraların büyük problemler haline gelmeden iyileştirilmesi sonucunda bu problemler görülmemektedir.

The post Diyabetik Ayak Nedir? Nasıl Tedavi Edilir? first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>
https://drnecatkaplan.com/diyabetik-ayak-nedir/feed/ 0
Diyabetin Yol Açtığı Hastalıklar Neledir? https://drnecatkaplan.com/diyabetin-yol-actigi-hastaliklar/ https://drnecatkaplan.com/diyabetin-yol-actigi-hastaliklar/#respond Wed, 29 Sep 2021 09:39:25 +0000 https://drnecatkaplan.com/?p=10072 Diyabetin Yol Açtığı Hastalıklar Neledir? Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet hastalığı sadece kan şekeri yükselmesin sonuncunda oluşan bir hastalık değildir. Vücudun kan şekeri oranının düşmesi sonucunda aşırı glikoz vücutta çeşitli komplikasyonlara neden olabilir. Bu yazımızda diyabetin yol açtığı hastalıklar nelerdir? Konusunu inceleyeceğiz. Şeker hastalığı belirli oranlarda diğer organlara zarar verebilmesi mümkündür. Bu tarz

The post Diyabetin Yol Açtığı Hastalıklar Neledir? first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>
Diyabetin Yol Açtığı Hastalıklar Neledir?

Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen diyabet hastalığı sadece kan şekeri yükselmesin sonuncunda oluşan bir hastalık değildir. Vücudun kan şekeri oranının düşmesi sonucunda aşırı glikoz vücutta çeşitli komplikasyonlara neden olabilir. Bu yazımızda diyabetin yol açtığı hastalıklar nelerdir? Konusunu inceleyeceğiz.

Şeker hastalığı belirli oranlarda diğer organlara zarar verebilmesi mümkündür. Bu tarz durumların oluşabilmesi için kişilerin tedavi yöntemlerini uygulamıyor veya ciddiye almıyor olması gerekmektedir. Görülen bu komplikasyonlar genel olarak hastalığın ileri evrelerinde görülmektedir. Erken tanı ve tedavi sayesinde hem diyabet hem de diyabetin oluşturacağı yan hastalıklardan korunmak mümkün hale gelmiştir.

Kan şeker kontrolünün sağlanamadığı durumlarda kişilerde kısa ve uzun süreçte çeşitli yan hastalıklar meydana gelebilmektedir. Damarlar, kalp hastalıkları göz ve böbrekler gibi çeşitli yapılarda zararlar meydana gelebilmektedir. Bu hastalıklar tip1 ve tip2 diyabet hastalığı için görülebilmektedir.

Hipoglisemi Oluşumu

Düşük kan şekeri sonucunda hastalarda hipoglisemi meydana gelebilmektedir. Hipoglisemi durumunda hastalar gerekli faaliyetleri yerine getiremezler. Bu durumun dengelenmesi için şeker içerikli besinler alınabilir. Ayrıca yoğun şeker oranlı tabletler bulunmaktadır. Kan şekeri durumu dengelendiği zaman çeşitli etkiler ortadan kalkar. İlerlemesi durumunda ciddi sonuçlara neden olan hipoglisemi böbrek ve kalp üzerinde kalıcı hasarlara neden olabilir.

Mantar Enfeksiyonları

Diyabet hastası kişilerde mantar enfeksiyonları görülebilmektedir. Bu mantarlar tırnak üzerinde ve tırnak içlerinde görülebilmektedir. Bakteriyel enfeksiyonlara açık bir mantar türüdür.

Şeker Hastalığı Kaynaklı Kronik Problemler

Diyabete bağlı olarak uzun süre kan şekerinin yüksek olması durumu damarların ve sinirlerin tahribatına yol açabilir. Kalp ve beyin damarlarında tıkanmalara sebep olan bu durum aynı zamanda ayak damarları ile alakalı tıkanmaları da meydana getirebilmektedir.

Dolaşım Sistemi Hastalığı

Diyabetli kişiler arasında sıkça görülmektedir. Şeker hastası olan kişilerde inme ve kalp krizi gibi nedenler görülebilmektedir. En büyük etkenlerden bir tanesi de damar sertleşmesidir. Damar sertliği konusunda yüksek tansiyon , kolestrol aşırı kilo alma gibi durumlar meydana gelebilir. Bu hastalıklar sonucunda erken yorulma, nefes darlığı ve kalp çarpıntısı olanakları görülmektedir.

Diyabetin Yol Açtığı Hastalıklar Neledir?

Diyabete Bağlı Göz Rahatsızlığı (Retinopati)

Diyabet ve göz hastalıkları beraber seyredebilir. Yüksek kan şekeri nedeni ile göz damarlarının hasar görebilmesi mümkündür. Bu damarların genişlemesi sonucunda kan sızıntısı durumu gerçekleşebilir. Bozulan damarlardan kan akışı sağlanamayacağı için çeşitli görme bozuklukları meydana gelebilir. Göz hastalıklar diyabet durumunda nadir görülmektedir. Fakat ilerlemesi durumunda tedavi durumu zor bir hal almaktadır. Tedavi aşaması yönünden geç kalınmış olmaması için belirli aralıklarda göz taraması yapılması gerekmektedir.

Diyabet ve Böbrek Hastalıkları

Diyabet hastalıklarında en önemli yan unsurlardan bir tanesidir. Genelde diyabeti ilerlemiş ileri yaştaki hastalarda görülmektedir. Ağır böbrek tahribatı sonucunda diyaliz veya böbrek nakli ihtimalleri meydana gelebilir. Erken teşhis edilmesi durumunda böbreklerde oluşabilecek hasarlar engellenebilir. Böbrek bozuklukları ilerlediği süreçte kandaki üre seviyesi yükselir ve kan basıncı artmaya başlar. Bu sebepten ötürü ayaklarda şişme, idrar sıvısı azalması gibi durumlar meydana gelebilir. İlerlemiş bir böbrek rahatsızlığında hasta diyabet tedavisi görmeye başlayabilir. Bu yöntem yorucu ve sosyal yaşantıyı etkileyen bir yöntemdir. Diyabet nedeni ile oluşabilecek böbrek hasarlarının ortadan kaldırılması için sağlıklı beslenme ve egzersiz kurallarına uyulması gerekmektedir.

Ayak Komplikasyonları Nelerdir?

Diyabet hastalığı sonucunda ayaklarda yanma, ağrı, his kaybı ve üşüme durumu gözlemlenebilir. Sinir hastalıklarının en sık görüldüğü çeşididir. Bu durum sonucunda kaslarda zayıflama durumu görülebilir. Ayaklarda nasırlar oluşabilir ve denge ağırlık dağılımı olumsuz yönde etkilenebilir. Oluşabilecek ayak sendromlarına polinöropati ismi verilmektedir. Terleme, deri kurulukları ve çeşitli çatlaklar oluşabilir. Bu tarz komplikasyonların oluşmaması açısından kişinin ayak bakımına dikkat etmesi gerekmektedir.

Diyabet hastalığı ile ilgili gerekli önlemlerin alınması sonucunda oluşabilecek çeşitli komplikasyon riskleri ortadan kalkmaktadır. Erken teşhis ve tedavi sayesinde bu hastalıktan kurtulmak mümkündür. Ayrıca metabolik cerrahi ameliyatları diyabet hastaları için olumlu sonuçlar meydana getirmektedir.

The post Diyabetin Yol Açtığı Hastalıklar Neledir? first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>
https://drnecatkaplan.com/diyabetin-yol-actigi-hastaliklar/feed/ 0
İnsülin Pompası Nedir? https://drnecatkaplan.com/insulin-pompasi-nedir/ https://drnecatkaplan.com/insulin-pompasi-nedir/#respond Wed, 29 Sep 2021 07:09:33 +0000 https://drnecatkaplan.com/?p=10066 İnsülin Pompası Nedir? İnsülin pompası vücudun deri altı kısmına insülin gönderen bir cihazdır. İnsülin direnci düşük olan hastalar günde 4 sefer olmak üzere vücuda insülin enjekte etmek zorundadırlar. Bu durumdan kurtulmak isteyen kişilerin aklına gelen ilk soru insülin pompası nedir? Sorusudur. Üzerinizde bulunan bu cihaz sayesinde birkaç tuş ile vücuda insülin enjekte etmek mümkündür. Cihaz

The post İnsülin Pompası Nedir? first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>
İnsülin Pompası Nedir?

İnsülin pompası vücudun deri altı kısmına insülin gönderen bir cihazdır. İnsülin direnci düşük olan hastalar günde 4 sefer olmak üzere vücuda insülin enjekte etmek zorundadırlar. Bu durumdan kurtulmak isteyen kişilerin aklına gelen ilk soru insülin pompası nedir? Sorusudur.

Üzerinizde bulunan bu cihaz sayesinde birkaç tuş ile vücuda insülin enjekte etmek mümkündür. Cihaz üzerinde 300 birime kadar insülin tutulur. Diğer kısımdaki iğne veya kanal sayesinde vücuda aktarımı gerçekleşir.

İnsülin pompası genelde tip 1 diyabet hastaları tarafından kullanılmaktadır. Bazı durumlarda tip 2 diyabet hastaları için bu tedavi yöntemi uygulanabilmektedir. Fakat insülin pompasına ihtiyaç duyan tip 2 hastalar azınlıktadırlar.

Yeterli besin ve spor programlarını yerine getiren hastaların insülin seviyeleri düzenlenebilir. Bu durumların yeterli olmaması durumunda insülin pompası kullanılabilmektedir.

İnsülin Pompası Nasıl Çalışır?

İnsülin pompaları orta boyutta bir akıllı telefon büyüklüğündedir. 3 yapıdan oluşmaktadır. Kanül bölümü olarak adlandırılan bu bölüm iğnesiz boru şeklindedir. Bu bölümde infüzyon seti sayesinde cihaza bağlanmaktadır. Cilt altına yerleştirilmekte olan kanül insülin maddesinin vücuda girişini sağlamaktadır. Bu bölümü çıkartarak duş alabilirsiniz. Cihaz ise kartuş görevi gören ve verilen insülin miktarını ayarlayan cihazdan oluşmaktadır. Bunların dışında bir kişiye 3 gün yetecek kadar insülin içeren depo bulunmaktadır.

İnsülin Pompası Nasıl Kullanılır?

Sürekli olarak küçük dozlarda vücuda insülin enjekte eden bu cihazlar pankreas sistemini taklit etmektedir. Bu oranlar doktorunuz tarafından düzenli olarak ayarlanmaktadır. Günlük rutin yemek programını baz alarak oranları otomatik şekilde belirleyebilmeniz mümkündür. Yemek oranlarının otomatik hesaplanmasını sağlayan bir düzenek bulunmaktadır.

Vücudunuzun dış kısmına takılan pompa derinizin altına yerleştirilen bir kanüle bağlı tüp aracılığı ile deri altına enjekte edilir. Bu kasa belinize ve kemer altına aynı zamanda sutyen kısmına takılabilmektedir. Taşıma işleminin kolaylaşması açısından belirli taşıyıcı araçlar bulunmaktadır.

Her cihazın kendi kullanım talimatları bulunmaktadır. Bu talimatlar cihazınızın doldurulması, bazal dozların hesaplanması gibi çeşitli faktörlerden oluşmaktadır. Arıza ve çeşitli durumlarda yapılabilecek işlemler yazılı ve görsel olarak belirtilmektedir. Ayrıca tüpsüz yama kapsülleri de bulunmaktadır. Bu kapsüller direkt olarak cilde yerleştirilmektedir.

Şeker ölçümü ile enjekte çalışan insülin pompaları bulunmaktadır. Bu pompalar günlük yaşantınızda insülin ihtiyacınızı yeterli düzeyde karşılamanızı sağlamaktadır. Bu sayede zamansal olarak özgür davranışlarda bulunmanızı sağlamaktadır. Vücuttaki insülin seviyesinin daha az değişeceği için daha kontrollü bir düzen oluşmasını sağlamaktadır. Bu sistemler hipoglisemi oluşmasının önüne geçebilmektedir. Bu tarz durumların gelişebilmesi durumunda alarm sistemi devreye girip hastayı uyarabilmektedir.

İnsülin Pompası Nedir?

İnsülin Pompası Avantaj ve Dezavantajları

İnsülin kalemleri ile karşılaştırıldığında belirli avantajları bulunmaktadır. Avantajları şu şekilde bildirilmektedir.

  • Yaşam seviyenizi olum yönde etkileyen bu pompalar insülin seviyenizi otomatik şekilde kontrol edilmesini sağlamaktadır.
  • Yoğun şekilde insülin kullanan kişiler için enjeksiyona ihtiyaç duyulmaz. Kumanda yardımı ile uzaktan çalıştırılması mümkündür.
  • Bilgisayar sistemi sayesinde gündelik yaşantınızı kişisel olarak düzenlenmesini sağlamaktadır.

Dezavantajları nelerdir?

  • Banyo yapmak ve belirli aktivitelerde çeşitli zorluklar yaratabilmektedir. Vücut üzerinde enjekte olduğu için çeşitli taşıma zorlukları oluşabilmektedir.
  • Diğer insülin tedavisi yöntemlerine oranla fiyat bazından biraz daha maliyetlidir.
  • Teknolojik bir unsur olduğu için çeşitli arıza durumları meydana gelebilir. Bu gibi durumlarda normal yollar ile vücuda insülin enjekte edilmesi önerilmektedir.

İnsülin Pompaları Kimlere Önerilmektedir?

Bu cihaz teknolojik bir cihaz olmasından dolayı kullanacak kişilerin bu cihazın kullanımına uygun gereklilikleri karşılayacak olması gerekmektedir. Günlük yaşantıda olumlu etkileri olan bu cihazı kullanan kişiler iş hayatında aktif olan kişilerdir. Gebelik ve ergenlik çağındaki hastaların bu cihazı kullanmaları mümkündür.

The post İnsülin Pompası Nedir? first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>
https://drnecatkaplan.com/insulin-pompasi-nedir/feed/ 0
Koronavirüs ve Diyabet Hastalığı https://drnecatkaplan.com/koronavirus-ve-diyabet-hastaligi/ https://drnecatkaplan.com/koronavirus-ve-diyabet-hastaligi/#respond Wed, 29 Sep 2021 05:33:58 +0000 https://drnecatkaplan.com/?p=10059 Koronavirüs ve Diyabet Hastalığı Tüm Dünyayı etkisi altına alan Covid-19 hastalığı tüm insanlık için önemli bir tehdit unsurudur. Çeşitli varyantların türemesi ve Dünya üzerinde hastalığın görülen birçok insanı etkisi altına alan bu virüs çeşitli çeşitli hastalıklar ile beraber seyretmesi durumunda daha ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Koronavirüs ve diyabet hastalığı beraber düşünüldüğünde daha dikkatli olunması gerekmektedir. Koronavirüs

The post Koronavirüs ve Diyabet Hastalığı first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>
Koronavirüs ve Diyabet Hastalığı

Tüm Dünyayı etkisi altına alan Covid-19 hastalığı tüm insanlık için önemli bir tehdit unsurudur. Çeşitli varyantların türemesi ve Dünya üzerinde hastalığın görülen birçok insanı etkisi altına alan bu virüs çeşitli çeşitli hastalıklar ile beraber seyretmesi durumunda daha ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Koronavirüs ve diyabet hastalığı beraber düşünüldüğünde daha dikkatli olunması gerekmektedir.

Koronavirüs hastalığına yakalanan kişilerin beslenme konusunda dikkatli olmaları gerekmektedir. Bu aşamada diyabet tedavisini ertelemek doğru bir karar olmayabilir. Besin ihtiyacının karşılanması açısından şekerli ve sağlıksız gıdaların tüketilmesi diyabet hastaları için çeşitli tehlikeler oluşturacaktır.

Bol su tüketimi yapmak ve egzersizler ile vücudunuzun zinde kalmasını sağlamak sağlığınız için olumlu sonuçlar doğuracaktır. Uzmanların önerileri doğrultusunda diyabet hastaları ufak atıştırmalardan uzak durmalıdırlar. Virüs aşamasında gerekli kan şekeri ve tansiyon kontrolleri sık olarak gerçekleştirilmelidir.

Koronavirüs ve Diyabet Hastalığı

Kronik Rahatsızlıklarda Daha Dikkatli Olunmalı

Koronavirüs hastalığı kronik rahatsızlıklar ile beraber seyrettiği durumlarda daha tehlikeli olabiliyor. Çeşitli böbrek, kalp ve akciğer rahatsızlıkları olan hastaların iyileşme sürecinde daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Diyabet hastalığı ile mücadele eden kişilerin tedavilerini yarıda bırakmaları doğru bir durum değildir.

İnsülin tedavisi gerçekleştiren kişilerin insülin tedavisine ara verdikleri görülmektedir. Uzmanlar bu durumun tamamıyla doğru olmadığını belirtmektedir. Kan şekerinin yükselmesi kişilerde enfeksiyon durumlarında hastalıklara daha fazla zemin hazırladığı bilinmektedir. Uzun süreli kan şekeri yüksekliği bağışıklık sistemindeki hücrelerin zarar görmesini sağlayacaktır. Bu aşamada çeşitli virüsler daha etkili hale gelebilir. Bu sebeple kişilerin insülin kullanımına ara vermemeleri gerekmektedir.

Şeker hastalarında coronavirüs ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Bu hastalığı taşıyan kişilerin coronavirüs konusunda çok dikkatli olmaları gerekmektedir. Kapalı ve kalabalık yerlerden uzak durulması gerekir. Kişilerin kişisel temizlik ve sosyal mesafe kurallarına eksiksiz uymaları gerekmektedir. Bağışıklığı arttırması düşüncesiyle şekerli gıdalara yönelim yapılmamalıdır.

Bol bol su içmek ve gün içerisinde çeşitli egzersizler yapmak sağlığınız açısından olumlu sonuçlar doğuracaktır. Şeker hastalarının mecbur kalınmadıkça dışarı çıkmaları önerilmemektedir. Kalabalıktan uzak durulması alınabilecek ilk tedbirler arasındadır. İnsülin aleti ve şeker ölçüm cihazlarını sadece kendisinin kullanması gerekmektedir. Bu cihazların diğer kişiler ile temaz halinde olduğu durumlarda ve bunun dışında belirli aralıklarla çeşitli dezenfekte ürünler aracılığı ile temizlenmelidir. Diyabet hastalarının normal kişilere oranla daha dikkatli olma zorunluluğu vardır. Yaşadığınız alanlarda ortak alanları barındırıyor ise oralarda da dikkatli olmanız gerekmektedir.

The post Koronavirüs ve Diyabet Hastalığı first appeared on Op. Dr. Necat Kaplan.

]]>
https://drnecatkaplan.com/koronavirus-ve-diyabet-hastaligi/feed/ 0