Şeker Hastalığı Ameliyatı

şeker hastalığı ameliyatı

Şeker hastalığı; dengesiz beslenme, hareketsiz yaşam ya da genetik sebeplerle meydana gelen bir hastalıktır. Şeker hastalığı yani diyabet tedavi edilmediği taktirde; kalp hastalıkları, damar tıkanıklığı, böbrek yetmezliği, gözlerde görme bozukluğu, körlük, ayaklarda iyileşemeyen yaralar, nöropati gibi hastalıklara ya da mide ve bağırsak sisteminde hasara neden olabilmektedir. Bu nedenle hastaya uzman hekimler tarafından diyabet cerrahi tedavisi gerçekleştirilmelidir. Halk arasında bilinen adıyla şeker hastalığı ameliyatı, günümüzde uzman hekimler tarafından yaygın olarak uygulanmaktadır. Metnin devamında; şeker hastalığı ameliyatı nedir, şeker hastalığı ameliyatı nasıl yapılır, şeker hastalığı ameliyatı fiyatları gibi merak edilen soruların yanıtlarına ulaşabilirsiniz.

Şeker Hastalığı Ameliyatı Nedir?

Hastaların, hasta yakınlarının sıklıkla merak ettiği; şeker hastalığı ameliyatı nedir, şeker hastalığı ameliyatı nasıl yapılır, ameliyat sonrası tekrar şeker çıkar mı? gibi soruların yanıtlarını günümüzde popülerliğini korumaktadır. Diyabet cerrahi tedavisi adı altında gerçekleştirilen şeker hastalığı ameliyatı nedir sorusu sadece diyabet tip 2 ameliyatı rahatsızlığı olan hastalara yapılan bir operasyon olarak tanımlanabilmektedir. Şeker hastalığı ameliyatı, mide hacminin küçültülmesi ile başlamaktadır. Ameliyat, mide ve ince bağırsaklar üzerine yoğunlaşarak hormonlara müdahale etmeyi amaçlamaktadır. Hormonal değişiklikler ile şeker hastalığına sebep olan durumlar giderilmeye çalışılır. Diyabet cerrahi tedavisi ile şeker hastalığına sebep olan tüm gerekçelerin ortadan kaldırılması mümkündür. Ayrıca şeker hastalığı ameliyatı günümüzün yaygın hastalıklarında bir tanesi olan obeziteye de çözüm getirmektedir. Tıbbi veriler neticesinde tip 2 diyabet ameliyatının obezite tedavisinde yüksek oranda iyileşme sağlamaktadır.    

Şeker Hastalığı Ameliyatı Kimler İçin Uygundur?

Şeker hastalığı ameliyatı her ne kadar tüm diyabet hastalarına uygulanabilir gibi düşünülse de ameliyat yalnızca tip 2 diyabet hastaları için uygundur. Şeker hastalığında klasik tedavi kan şekerini düşürmekle ilgilidir. Şeker hastalığı ameliyatı ise metabolik cerrahi ameliyatı ya da diyabet cerrahi tedavisi adı altında gerçekleştirilmektedir. İlaç ve ameliyatsız tüm yöntemleri denemiş ancak sonuç alamamış tip 2 diyabet hastaları aşağıdaki koşulları sağladığı takdirde diyabet tip 2 ameliyatı olabilir. 

Şeker Hastalığı Ameliyatı İçin Kriterler Nelerdir?

  • Vücut kitle indeksi 25 ve üzerinde olan,
  • Pankreasın insülin üretme düzeyi yeterli seviyede olan,
  • Şeker hastalığına bağlı olarak doku veya organlarında hasar oluşan,
  • Genel anestezi almasına engel bir sağlık problemi olmayan hastalar bu operasyonu düşünebilir.

 

Şeker Hastalığı Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Şeker hastalığı ameliyatı nasıl yapılır sorusuna değinecek olursak ilk olarak ameliyat için hastanın uygun koşulları sağlaması gerekmektedir. Uygunluk şartlarının tamamlanması ve ameliyata hazırlık sürecinde hasta onlarca farklı test ile gözlem altında tutulmalıdır. Ayrıca bu testler sayesinde uygun yöntem belirlenmelidir. Şeker (diyabet) hastalığı operasyonu olacak hastalarda, ileal interpozisyon ya da transit bipartisyon yöntemi seçilmektedir. Seçilen yönteme göre yapılan operasyonun mahiyeti değişiklik göstermektedir. Hasta eğer acil bir durum yoksa operasyona hazırlık sürecini tamamlamak zorundadır. Hazırlık sürecinin başarı ile tamamlanması ardından ameliyat aşamasına geçilmelidir.

Şeker Hastalığı Ameliyatı Aşamaları

  • Şeker hastalığı ameliyatları yöntem fark etmeksizin kapalı teknik ile uygulanmaktadır. Bu da hem operasyonun daha konforlu geçmesini hem de iyileşme sürecinin daha konforlu ve kısa sürmesini sağlamaktadır.
  • Her iki yöntemde de öncelikle mideye müdahale gerçekleştirilmektedir. Özel cerrahi aletlerle midenin büyük kısmı kesilir. Kesilen mide yapısının üzerinde açlık hissini artıran hormonları salgılayan yapılar da bulunmaktadır.
  • Midenin büyük bölümünün çıkarılmasından sonra kalan kısım tüp haline getirilmelidir.
  • Midedeki kaçakların ortadan kaldırılabilmesi için, kesim işleminden sonra kalan alana zımba ile kapatma uygulaması yapılmaktadır.
  • Operasyonun ikinci aşamasında bağırsaklara yapılan müdahale yer alır. Bu kısımda yönteme göre değişen uygulamalar bulunmaktadır.
  • Transit bipartisyon ameliyatında ince bağırsak ikiye ayrılarak iki farklı yol üzerinden besin geçişi yaptırılmaktadır.
  • Öncelikle ince bağırsak kişiden kişiye göre değişebilen (genelde tam orta kısım) bir bölgesinden ikiye ayrılır. Alt ince bağırsak kısmının üst ucu mideye ikinci bir yol olarak bağlanır.
  • Atıl kalan üst bağırsak kısmının alt ucu ise yeni oluşturulan bağırsak yoluna altta yüz santimetre kalacak şekilde bağlanmalıdır.
  • Yani sindirim sisteminin asıl parçası olan ince bağırsak iki farklı yol olarak kurgulanmalıdır. Bu kurgulamanın faydası sindirimin hızlandırılması ve hormon dengesinin değiştirilmesidir.
  • Diğer yöntem olan ileal interpozisyonda ise hormon dengesine farklı bir yöntem dahilinde müdahale edilmektedir.
  • Mideye yapılan müdahalenin tamamlanmasından sonra ince bağırsak alt tarafındaki ufak bir parça tamamen kesilir. Aynı şekilde üst uçtaki ufak bir parça da tamamen kesilir. Üstten kesilen parça alta; alttan kesilen parça da üste transfer edilir. Ayrıca on iki parmak bağırsağının mide ile olan bağlantısı da tamamen kesilir. Yeniden oluşturulan ince bağırsak mideye bağlanır.
  • Bu uygulamadan sonra insülin hormonunun çok daha önce ve çok daha fazla miktarda salgılanması sağlanır.
  • Her iki operasyondan sonra da mide uygun yöntemlerle kapatılarak operasyon tamamlanır.

Şeker hastalığı ameliyatı nasıl yapılır sorusunun cevabı olarak yukarıda belirlenen aşamalar sıralanmaktadır. Her şeker hastası özel olduğu için planlama aşamasında farklı adımlar bulunabilmektedir. Operasyonun nasıl yapılacağı sadece detaylı bir muayeneden sonra uzman hekim tarafından belirlenmektedir.

Şeker Hastalığı Ameliyatının Riskleri ve Yan Etkileri Nelerdir?

Diyabet cerrahi tedavisi diğer mide bağırsak sistemi ameliyatlarında olduğu kadar risk taşımaktadır. Anestezi kaynaklı reaksiyonlar, enfeksiyon, kanama veya pıhtı atması gibi birtakım komplikasyonlar nadiren de olsa görülebilmektedir. Riski en aza indirmek adına ameliyat öncesi geniş bir check-up işlemi ve detaylı bir muayene yapılmalıdır. Gelişen tıp teknolojileri sayesinde ameliyatlardaki risklerin her geçen gün düştüğü de göz önünde bulundurulursa ameliyat öncesi ve sonrası tedbirlerle olası risk fazlasıyla düşürülür.

diyabet cerrahi tedavisi

Şeker Hastalığı Ameliyatı Sonrasında Yaşananlar

Şeker hastalığının tedavi edilmesi amacıyla uygulanan ameliyatlar kapalı yöntem ile icra edilmektedir. Hem ileal interpozisyon ameliyatı hem de transit bipartisyon ameliyatı için bu geçerlidir. Kapalı yöntemle icra edilen operasyonlardan sonra iyileşmenin daha konforlu ve kısa sürdüğü bilinmektedir. Şeker hastalığı ameliyatında da bu konforlu ve kısa süreç geçerlidir. Operasyondan sonraki iyileşme süreci, tüm kiloların verildiği ve diyabetin tamamen ortadan kalktığı zamana kadar devam eder ancak ameliyata bağlı sorunların iyileşmesi yaklaşık üç ayı bulur.

Şeker Hastalığı Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

  • Operasyona alınan hastalar genelde ileri dereceli diyabet hastaları olduğu için, operasyondan sonra da komplikasyon riski bulunmaktadır. Ortaya çıkabilecek risklere anlık müdahale edilebilmesi için hasta ilk gün yoğun bakım ünitesinde tutulur.
  • Yoğun bakım süreci boyunca kan ve tansiyon değerleri sürekli olarak kontrol altına alınmalıdır. Hasta yoğun bakım ünitesindeyken yatağından çıkmamak kaydıyla hareket edebilir. Kollarını ve bacaklarını hareket ettirebilir, rahat pozisyonda yatabilir.
  • Yoğun bakım ünitesinde sorun çıkmazsa hasta normal odaya alınır. Burada da değerleri kontrol altında tutulur. İkinci günden itibaren hastanın ayağa kalkmasında ve hafif yürüyüşler yapmasında sorun yoktur.
  • Dört ya beş günlük, nadiren de bir haftalık hastanede yatışın ardından hasta ayakta taburcu edilir.
  • Hasta taburcu olduktan sonra kendisi için yazılan diyete başlar. Ayrıca reçete edilen ilaçları da kullanmaya başlar.
  • Üçüncü haftadan itibaren masa başı işine dönüş yapabilir.
  • Üçüncü aydan itibaren ise efor gerektiren fiziki işlerine dönüş yapabilir.
  • Birinci yılın sonuna kadar fazla kilosunun yüzde seksenini verir. Ayrıca diyabet hastalığı da büyük oranda ortadan kalkar.
  • İlk yılın sonuna kadar her gün tartılır ve kaydeder. Ayrıca tansiyonunu da günlük olarak ölçer ve kaydeder.

Operasyondan sonra atılan dikişlerin alınması onuncu günü bulabilir. Dördüncü aydan itibaren doku hasarı gerilemeye, birinci yıldan itibaren de iyileşmeye başlar. Hasta, operasyondan önce yapamadığı fiziksel aktiviteleri altıncı aydan itibaren sorunsuz şekilde yapmaya başlar.

En genel manasıyla anlatmak gerekirse şeker hastalığı ameliyatlarından sonra iyileşme süreci zor gibi görünse de esasen oldukça konforludur. Dikkat edilmesi gerekenlere önem verildiği sürece operasyonun sonuçlarını tehlikeye atabilecek herhangi bir risk bulunmaz.

şeker hastalığı ameliyatı

Şeker Hastalığı Ameliyatı Sonrası Tekrar Şeker Çıkar Mı?

Diyabet cerrahi tedavisi ve şekere bağlı sorunların ortadan kaldırılması amacıyla icra edilen iki farkı ameliyat türü bulunmaktadır. Bu ameliyatlardan ileal interpozisyon ameliyatları daha uzun süredir uygulanmakta, doğal olarak da sonuçlarına dair daha uzun süreli veriler barındırmaktadır. Transit bipartisyon ameliyatları ise 2010 yılından beridir yoğun olarak uygulanmaktadır. Deneysel süreci de dahil olmak üzere elimizde on iki yıllık veriler bulunmaktadır.

Şeker hastalığının cerrahi yöntemlerle tedavi edilmesi sırasında hem mideye hem de bağırsaklara müdahale edilir. Bu müdahaleler sindirim sistemi tarafından tolere edilebilir ya da tersine çevrilebilir değildir. Yani cerrahi müdahaleden sonra yapılanlar kalıcıdır. Tabi, nadiren de olsa bağırsak uçlarının mide gibi davranmaya başladığı vakalar bulunmaktadır ancak bunlar dikkat edilmesi gerekenlere dikkat etmeyen hastalar olarak bilinmektedir.

Gerek transit bipartisyon gerekse de ileal interpozisyon ameliyatlarından sonra her şeyin doğru yapılması durumunda şeker hastalığının tekrarlama ihtimali bulunmamaktadır. Eldeki veriler ilgili cerrahilerin uygulandığı hastalarda kan şekerinin ilaçsız şekilde kontrol altına alındığını göstermektedir. Ayrıca doku hasarları da büyük oranda iyileşmektedir. Günümüzde şeker hastalığının kesin çözümü cerrahi yöntemlerdedir. Bu yöntemlerin uygulanması hastanın istediği gibi yaşayabileceği, istediği kadar şeker tüketebileceği anlamına gelmez. Dikkat edilmesi gerekenler ihmal edilirse sindirim sistemi kilo alacak, şekeri geri getirecek şekilde düzene girmektedir. Küçültülen mide hacmi değişmekte, bağırsak girişi mide olarak davranmaya başlamaktadır.

Transit bipartisyon ameliyatları, ileal interpozisyon ameliyatlarına göre daha başarılı sonuçlar veriyor gibi görünmektedir. Ancak bu kesin sonuca varmak için henüz erkendir. Yaklaşık üç yıl sonra yayımlanacak verilerle uzun vadeli istatistikler elde edilecektir. Bu veriler ışığında da, büyük ihtimalle, şeker hastalığının kalıcı şekilde tedavi edildiği görülecektir.

şeker hastalığı ameliyatı

Şeker Hastalığı (Diyabet) Ameliyatı Fiyatları

Diyabet veya diyabete bağlı olarak ortaya çıkan sorunlar ciddi bir toplumsal yük oluşturmaktadır. Şeker hastalığında temel amaç hastalığı cerrahi yöntemler ile değil, cerrahi olmayan yöntemler ile tedavi etmektir. Ayrıca hastalığın hiç ortaya çıkmamasını sağlayacak olan önleyici tedavi yöntemleri de oldukça popülerdir. Tüm bunlara rağmen şeker hastası olan, şeker hastalığından cerrahi olmayan yöntemlerle kurtulamayan hastalara ise diyabet cerrahi tedavisi ile müdahale uygulanmalıdır.

Şeker ameliyatı fiyatı ameliyatın türüne göre değişmektedir. İleal interpozisyon ameliyatları, transit bipartisyon ameliyatlarına göre daha pahalıdır. Bunun temel sebebi, ileal interpozisyon ameliyatlarının, transit bipartisyon ameliyatlarına göre daha uzun sürmesidir. Diyabet cerrahi tedavisi çok uzun yıllardır uygulanıyor olmasından dolayı uzman metabolik cerrah sayısı oldukça fazladır. Transit bipartisyon ise yeni yeni popülerlik kazanmaktadır.

Cerrahi türü dışında, cerrahi fiyatlarının belirlenmesinde onlarca farklı faktör bulunmaktadır. Hastane koşulları, ameliyat tarihi, yoğunluk, hastanın durumu, müdahalenin riskleri başlıca faktörler arasında sayılabilir. Fiyatlar hastadan hastaya göre değişiklik gösterebileceği için net bir fiyat söylemek mümkün değildir. Detaylı bir muayenenin ardından fiyatlar belirlenmekte ve hastaya deklare edilmektedir.

Şeker hastalığı ameliyatı fiyatı için diğer unsur ise SGK tarafından karşılanan paydır. Cerrahi müdahalenin lüks olarak yapılmadığı, gerçekten ihtiyacı olan hastalara SGK belirli bir miktar katılım yapmakta; ameliyat fiyatına ortak olmaktadır. Operasyonu yapacak kurumun SGK ile anlaşmasının olup olmadığı da fiyatları etkilemektedir. Sonuç olarak, gerçek bir fiyat almak için fiziki muayene olmalısınız. Günümüzde kişiler metabolik rahatsızlıkları ile ilgili haberleri youtube, internet, sosyal medya ve tv deki haberler vasıtasıyla öğrenmektedir.