Diyabet ve Hipertansiyon

Halk arasında yüksek tansiyon olarak da bilinen hipertansiyon tip 1 ve tip 2 diyabet hastalarını olumsuz etkilemektedir. Diyabet ve hipertansiyon ortak nedenlerden ötürü meydana gelebilir. Her iki hastalıkta ortak riskleri barındırmaktadır. Diyabet ve hipertansiyon belirtileri arasında aşırı yorgunluk, gece idrara çıkma, yoğun susuzluk ve bulanık görme yer alır. Ayrıca yaraların geç iyileşmesi ve hastaların çeşitli enfeksiyonlara daha sık yakalanma olasılığı da bulunmaktadır.

Diyabet ve Hipertansiyonun Neden Olduğu Hastalıklar Nelerdir?

Şeker hastalığına maruz kalan kişilerin 6 ay süre geçmesi şartı ile hipertansiyon kontrolü yaptırmaları gerekmektedir. Aksi durumlarda önlenmeyen tansiyon, kan damarlarınızın zorlanmasına ve zarar görmesine neden olabilir. Hipertansiyonun var olduğu kişilerde kan dolaşımı olumsuz yönde etkilenmektedir.  Vücuttaki kan dolaşımının zarar görmesi kalp ve diğer organlara yeterince kanın taşınamaması hastalarda ciddi sorunlara neden olabilmektedir. Bu nedenlerden ötürü en sık görülen durumlar kalp krizi ve felç geçirme ihtimalinizdir. Bunların yanı sıra böbrek hastalıkları, kalp yetmezliği, kalp ve damar hastalıkları gibi çeşitli hastalıklar ortaya çıkabilir.  

Hipertansiyon ve Diyabet Risk Unsurları

Hipertansiyon ve diyabet sebebi ile 60 yaş ve üzeri kişilerde kan damarları ve atardamarlarda sertleşme görülebilir. Fazla kilolara sahip olan kişilerde vücudun strese girmesi sonucunda kan basıncı sorunları ile karşılaşılmaktadır. Yetersiz egzersiz ve beslenme durumları da riskler arasında yer almaktadır. Verilen diyet programlarına uymamak, yeterli düzeyde potasyum ve kalsiyum almamak kişilerde tansiyon ve diyabet sorunlarını ortaya çıkartabilir. Diğer en önemli etkiler ise alkol ve sigara bağımlılıklarıdır. Bu bağımlılıklar kan basıncı dahil olmak üzere vücudunuzda çeşitli komplikasyonlara yer açabilir. Erkeklerin kadınlara oranla daha fazla yüksek tansiyona eğilim gösterdikleri görülmektedir. Şeker ve tansiyon beraber seyrettiği durumlarda kişide kalp krizi ve felç geçirme olasılıkları daha yüksektir.

Diyabet Ve Hipertansiyon

Hipertansiyon Nasıl Teşhis Edilir?

Hastanın tansiyon değerinin ölçümlenmesi için kol çevresine şişirilen bir kolluk sarılır. Bu kolluğa bağlı olan tansiyon ölçüm cihazı sayesinde tansiyon ölçme işlemi gerçekleşir. Bu cihaz sayesinde tansiyon değeri milimetre cıva yani mmHg biçimi ile sonuçlanır. Bu ölçüm ile ilk ve diğerinden daha yüksek olan sayı, kalp atışı ile damarlarda oluşan basıncı ölçmektedir. İkinci değer ise kalp ve nabız atışı arasındaki dinlenilen süreyi ölçmektedir. İlk ölçüm sistolik tansiyon ikinci ölçüm ise diyastolik tansiyon olarak adlandırılmaktadır. Bu ölçüm işlemini elektronik aletler aracılığı ile evde uygulamak mümkündür. Bu ölçümler sonucunda aşağıdaki sonuçlar çıkartılır. Bu değerler 18 yaş ve üzerindeki kişiler için kabul görmektedir.

  1. 120 mmHg altındaki sistolik ve 80 mmHg diyastolik tansiyon değerlerine normal tansiyon ismi verilmektedir.
  2. 130 ve 139 mmHg arası değişen sistolik tansiyon değeri ve 80 ile 89 arasında seyreden diyastolik tansiyon değerleri 1. Derece hipertansiyon olarak anılmaktadır.
  3. 140 mmHg ve üzerinde sistolik tansiyon değeri 90 mmHg üzeri diyastolik tansiyon 2. Derece hipertansiyon olarak anılmaktadır.

Kişilere hipertansiyon teşhisi konulabilmesi için hastanın en az 3 farklı tansiyon testlerinden geçmesi gerekmektedir. Tansiyon değerleri gün içerisinde çeşitli değişiklikler göstermektedir. 50 yaş ve üzeri kişilerde alınan sonuçlar daha farklı şekilde değerlendirilebilir.

 

Şeker Ve Tansiyon

Şeker ve Tansiyon İçin Alınabilecek Önlemler Nelerdir?

Diyabetli kişilerde kan basıncının kontrol edilmesi çeşitli komplikasyonların önlenmesine katkı sağladığı bilinmektedir. Diyabet ve hipertansiyon unsurlarını kontrol altında tutmak hayati önem taşımaktadır. Hastanın kilo kaybetmesi hipertansiyon durumuna fayda sağlamaktadır. Ayrıca fazla kiloları olan kişilerin diyabet yönünden iyileştirilebilir opsiyonlar doğuracağı bilinmektedir. Birçok diyabet hastalığı obezite ile ilişkili olduğu görülmektedir. Bu unsurların yanında kişinin düzenli yaşamsal aktivitelerde bulunması çok önemlidir.

Çeşitli egzersiz ve spor unsurları sayesinde haftanın belirli günlerinde minimum 30 dakika kadar egzersiz yapılması kişinin diyabet ve hipertansiyon durumlarını kontrol altına alacağı ve hastayı sağlıklı bir yaşama sürükleyeceği görülmektedir. Bir diğer unsur ise sağlıklı beslenmedir. Diyabet ve hipertansiyon unsurlarında sağlıklı beslenme çok önemlidir. Kişinin kan şekerini dengelemesi, hazır ve trans yağlar içeren gıdalardan uzak durması hastalığın ilerleme aşamasını durdurmaktadır. Aşırı tuz kullanımı kişinin kan basıncı durumunu da etkilediği bilinmektedir. Alkol ve sigara tüketimi diyabet ve hipertansiyon hastalarına önerilmemektedir. Nikotinin kan basıncı ve kalp atış hızını arttırdığı kanıtlanmış bir unsurdur. Sigara kullanımı kalpte stres oluşma unsurunu ortaya çıkartır. Bu sebeple tüketilmemelidir.

 



Bir cevap yazın